Selam arkadaşlar…Sizlere çok ateşli bir hikayemi anlatmak istiyorum.
Kocamla boşanalı 4 yıl oldu. 19 yaşındaki oğlumla beraber yaşıyorum.
Oğlumuzla aramızdan su sızmaz.Küçük yaşta evlendirilmiş amca
adamlarıydık kocamla… Ben daha kadınlığın, evliliğin ne olduğunu
anlayamadan başka bir kadına kapılıp gitti. Bir daha da yüzünü görmedik,
sadece bize bir arkadaşı ile kimseye muhtaç olmayacağımız bir para
yollar..
Oğlumla çok iyi anlaşırız. Birbirimizin arkadaşı, desteği, can
yoldaşı olduk. Aynı şeylerden hoşlanır, her şeyi birlikte yapar ve …
her yere birlikte gideriz. Aramızda sır, kaç göç yoktur. Her şeyi
sakınmadan, çekinmeden konuşuruz. Ergenlik dönemini atlatabilmesi için,
yanlış şeylere kapılmaması için cinsel eğitimini de ben verdim, merak
ettiği her şeyi anlattım, her sorduğuna açıklıkla cevap verdim.
Birbirimizin yanında çekinmeden soyunur, giyinir, evin içinde hele
sıcak havalarda iç çamaşırlarımızla dolaşırız. Küçüklüğünden beri canı
sıkıldığında korktuğunda gelir benim yanımda yatar, uyur. Yani
birbirimizden hiç çekinmeyiz.
O yaz hava çok sıcaktı. Sık sık duşa girip çıkıyorduk, üstümüzdeki
fazlalıkları atmış, öyle dolanıyorduk evin içinde… Televizyonda yeni
vizyona giren bir filme dalmıştık Film bitti, ben kalkıp mutfaktan
buzdolabından dondurma almaya gittim. Bu sırada seksi bir film başlamış,
nefis bir kadın striptiz yapıyordu ben içeriye girdiğimde…
efe öylesine dalmıştı ki kadına, ağzı açık, içine düşecek kadar
ilgiyle, eli apış arasında izliyordu filmi… Salonun girişinde
şaşkınlıkla onu izledim ben de… Oğlumu o ana kadar hiç böyle istekli,
kadınlara ilgi duyan bir erkek olarak görmemiştim. Ben de oğlumu ağzım
açık seyrediyordum. Beni fark ettiğinde çok utandı, hemen kanalı
değiştirmeye çalıştı. Onun bu suçüstü yakalanmış, utangaç tavırları
hoşuma gitmişti. Gülerek,
“Oğlum neden değiştirdin? Beğendiysen seyredebilirsin. Artık yetişkin
bir erkeksin sen…” dedim ve elinden kumandayı alıp tekrar eski kanala
döndüm.
Şimdi kadın erotik danslar yaparak soyunuyordu. efe yan yatmış,
uzandığı yerde benim getirdiğim dondurmayı kaşıklarken, bir yandan da
benimle beraber filmi izlemeye devam ediyordu. Öyle etkilenmişti ki
önündeki kabarıklık bir anda büyüdü gözlerimin önünde. Altında slip
külot vardı, taş gibi olan erkekliğinin başı bir anda küloduna sığmadı,
dışarı çıkıverdi. Öyle utandı ki, benim daha fazla görmemem için hemen
sıçrayarak yüz üstü yere uzandı.
efe’nın bu beklenmedik hareketi öylesine sevimli ve komikti ki
kendimi tutamadım, gülmeye başladım. Tolga ise mosmor oldu, ne
yapacağını bilemeden utançla ekrana bakıyordu. Ben de daha fazla
utanmaması için kendimi zorlayarak gülmeme engel olmaya çalıştım. Filmi
izlemeye devam ettik. Ekrandaki kadın bacağını havaya bir kaldırdı, amı
olduğu gibi göründü. Çok, aşırı kıllı bir kadınlığı vardı kadının…
Dayanamadım,
“Iyy… İğrenç” dedim. Gözünü kadının kıllı organından ayırmadan,
“Neden anne?” dedi.
“Bakımlı bir kadında bu kadar uzun kıllar olmaz” dedim. “Hem vücudu
da çok orantısız. Üstelik iyi dans da edemiyor..” Benim bu ifade şeklim
de onun çok hoşuna gitmişti herhalde…
“Sanki sen daha iyisini yaparsın da…” dedi gülerek.
Bak sen şu yaramaza… Canım oğlum beni sünepe bir ev kadını olarak
görüyordu. Bir kadının çıplak dansını ilgiyle izleyen oğluma baktım, bir
de filmdeki kadının dans diye yaptığı saçma hareketlere…
Dayanamadım, balkon tarafındaki kalın perdeleri de kapadım, yatak
odasına gittim.. Üzerimdeki etek bluzu, çamaşırlarımı çıkardım.
Çekmeceden beyaz dantel G-string külot sütyen takımı giydim.Yatağımın
baş ucunda süs olarak duvarda duran uzun beyaz tülü tüm vücuduma sardım.
Salona gittiğimde Tolga hala bıraktığım yerde filmi izliyordu.
Televizyonun önüne geçip kapattım. Gözlerini hayretle açmış, bana
bakıyordu.
“Bak bakalım beyefendi, dans nasıl olurmuş seyret te gör…” dedim
gülerek… “Ama aramızda bir sır olacak kabul mu?” diye de sordum.
“Tamam annem” dedi. Ben salondan dışarıya çıktım, kendimi göstermeden Tolga’ya seslendim,
“Şu slow dans müzik cd sini tak ve sesi biraz aç…”
Dediklerimi yaptı. Nefis bir slow müzik yayıldı odaya.. Tüllere
sarılmış, dans ederek girdim içeriye… Kıvrılarak, bükülerek, tüm
seksiliğimi kullanarak bildiğim figürleri sergilemeye başladım. Dönerken
girişteki duvarda boy aynasında kendimi görebiliyordum. Emindim ki, az
önce striptiz dansı yapan kadından daha iyi dans ediyordum ve şeffaf
tüllerin içerisinde ondan daha seksiydim.
Gözüm Tolga’ya ilişti. Önündeki kalınlık daha da artmıştı.
Zaptetmekte zorlanıyordu adamcağız… Dudakları yarı aralık, nefes
almadan, gözünü kırpmadan beni izliyordu. Gülümsedim, dans etmeyi
kesmeden seslendim,
“Tolga, külodunu çıkar, yoksa seninki kırılacak” dedim.
Beni ikiletmeden hemen dediğimi yaptı. Yaşına göre çok çok büyük olan
ve şimdi benim erotik dansımın etkisiyle iyice sertleşmiş, kazık gibi
olmuş siki yayından boşalmış ok gibi fırladı. Öyle şahane bir görüntüsü
vardı ki… Dayanamadım, dans etmeyi bırakıp bir an uzandığı yerde antik
çağ heykeli gibi görünen yakışıklı oğluma baktım,
“Yarabbim bu ne güzel bir erkeklik..” diyebildim. ”Nefis.. Boyu
harika, ama biraz fazla kalın..” dedim ve gülmeye, kendimi toplamaya
çalıştım.
Sonra şaşkın şaşkın ona bakarak dans etmeye devam ettim. Şimdiye
kadar iç çamaşırlarıyla çok görmüştüm onu… Birkaç yıl öncesine kadar
çıplak banyo yaptırıyordum, ergenlik döneminden bu yana kendisi
yıkanıyordu. Ama banyoda sırtını çok keselemiştim. Sporla uğraştığından
atletik, kaslı, erkeksi vücudunu çok iyi biliyordum, en ince detayına
kadar… Ama hiç böyle kobra gibi bir erkeklik organı bacaklarının
arasında havaya dikilmiş, bana şaşkın ve istekle bakarken görmemiştim.
Ne zaman böyle koca yaraklı bir erkek olmuştu benim minik oğlum?
İçim bir hoş olmuştu. Kendimi zorlayarak dans etmeye devam ettim
yavaş yavaş… Şimdi hareketlerim daha da erotikleşmişti. Tolga da bir
acaip görünüyordu. O da benden etkilenmiş gibiydi. Sanırım
dayanamıyordu, erkekliğinin damarlarını görebiliyordum. Elini
erkekliğine götürdü, sıvazladı… Kısık bir sesle bana seslendi
“Anne… Dans etmesen de bana o kadın gibi striptiz yapsan…” Şaşırdım bu isteğine,
“Neden Tolga?”
“Şey…” Eliyle kazık kesilmiş penisini işaret etti, “Kazık gibi
sertleşti anne… Çok acımaya başladı… Lütfen… Sana bakarak rahatlamak,
mastürbasyon yapmak istiyorum…”
“Aaa… Olur mu hiç öyle şey Tolga? Annene bakıp mastürbasyon mu yapacaksın? ”
“Ne olur sanki… Hadi kırma beni… Lütfen… Sanki seni hiç çıplak
görmedim şimdiye kadar… Değişen bir şey yok ki… Tek yapman gereken
üstündekileri dans ederken çıkarıvermek…”
Gözlerine baktım. O adamsu bakışları yoktu şu anda, bir erkeğin beni
arzulayan, isteyen, sikici bakış ifadesi gelip yerleşmişti. Tüylerim
ürperdi. İçimdeki kadın kıpırdandı. Zaten erkekliğinin nasıl kalktığını
gördüğüm andan beri ayaktaydı arzularım… Yapmamalıydım ama nasıl
olduğunu anlayamadan bir anda ağzımdan
“Tamam, peki canım…” sözü çıktı. Sanki konuşan onun 17 yıllık annesi
değil, bir kadındı, bir başkasıydı… “Ama ben sadece soyunucam. Sen de
sadece beni izleyeceksin. Oturduğun yerde kendine ne yaparsan yap… Sonra
da bugünü, bu dansı, olanları unutacağız, tamam mı?” dedim. Sevinçle,
gözleri parlayarak,
“Okey annecim…” dedi, altına büyük minderi alarak yere oturdu.
Dansa devam ederek tam önüne geldim. Üzerimdeki çıplaklığımı örten
şeffaf tülü yavaş hareketlerle, müziğin ritmine uyarak bir yılan gibi
kıvrıla kıvrıla aşağıya indirmeye başladım. Eli sertleşmiş sikini
sıvazlayarak, gözünü kırpmadan izliyordu beni…
İstek dolu gözlerinin önünde yavaş yavaş çıplak bedenim meydana
çıktı. Sonunda uzun tül ayaklarımın dibine yığılıp kaldı, ben de hareket
etmeyi keserek gözlerine baktım. Ayak tırnaklarımdan tepeme saçlarıma
kadar tüm vücudumu şöyle bir dolaştıktan sonra kesik bir sesle,
“Anne sen harikasın, tarif edemem…” dedi “Sana şimdiye kadar hiç bu gözle bakmamıştım. Öyle güzelsin ki… Anlatamam…”
“Sen de her kadının aklını başından alacak kadar yakışıklı ve
etkileyicisin.. Hele erkekliğin beni çok etkiledi…” diye yanıtladım.
Yerde, minderin üstünde oturan çırılçıplak oğlumun önünde, üzerimde
sadece kırmızı renkte G-String şeklinde incecik bir külot, ve onun
takımı askısız bir sütyenle yarı çıplak ayakta duruyordum. Külodun ip
şeklindeki ağı, am dudaklarımın arasına girmiş, klitorisime sürtüyor,
havayı bozmamak için tutup düzeltmekten çekiniyordum. 1.75 olan boyum
dans için giydiğim ayaklarımdaki yüksek topuklu ayakkabılarla daha da
uzamış görünüyordu.
“Gerçekten, dediğin gibi filmdeki kadına taş çıkartırsın annecim…
Kızıl saçlı, muhteşem bir afet duruyor karşımda…” dedi neden sonra…
Durdu, çekinerek, “Anne nolur, çıkarsana üstündekileri…” diye yalvardı
bana… Erkekliğinin damarları mor mor görünüyordu, başı da mosmor
kesilmişti.
“Ne o? Dayanamadın mı bakiim?” diye şakaya vurmaya çalışarak sordum.
“Hani sadece dans edecektim? Şimdiyse soyunmamı istiyorsun, yaramaz
şey…”
”Lütfen, kırma beni… Bu kadar yaptın, sonuna getir bari…”
Yerde, minderin üzerinde oturuyordu, sırtını koltuğa dayamıştı.
Bacaklarının arasındaki penis mızrak gibi havaya dikilmiş, şahane
görünüyordu. Bir anda kararımı verip yanına diz çöktüm ben de…
Soyunmaktan fazlasını yapacaktım.
Tolga’nın güzel sikini elime aldım, okşadım. Ateş gibi yanıyordu.
Tolga sadece soyunmamı beklerken, benim birden bire çöküp kendini
ellemem karşısında aptallaşıp kalmıştı. Sikini kavrayan ellerimin
sıcaklığını, zevk verici temasını hissedince kıvrandı,
“Ohhh… Annecim… Ne yapıyorsun?”
“Sus canım… Kendini bana bırak…”
Dilimi çıkarıp avucumu yaladım, tükürükleyip ıslattım, kayganlaşan
avucumun içinde sikini sıvazlamaya başladım. Tolga dudaklarını ısırarak
bir inilti kopardı. Elini uzatıp kalçalarımı okşamaya başladı ama izin
vermedim. Kalçamdaki elini çekip kenara bıraktım.
Kalktım, içeri gidip krem alıp geldim. Ellerimi güzelce kremleyip
sikini sıvazlamaya başladım. Gözleri sikini okşayan ellerimde, yarı
çıplak vücudumda dolaşıp duruyordu. Canım oğluma kendi ellerimle
mastürbasyon yaptırıyordum. Fazla dayanamadı, bir anda kasılan sikinden
fışkırmaya başlayan spermleri bir anda suratıma, dudaklarıma yağmaya
başladı.
“Ahhh… Çok güzel… Harikasın annem… Ohhhh…” diye inliyordu. Ara
vermeden okşamaya devam ettim. Son salvolar boynuma, göğüslerime geldi.
Öyle çok boşaldı ki, şaşırmış vaziyette çıplak tenimdeki döl damlalarına
bakıp kalmıştım. Ellerime bulaşan oğlumun menilerini ağzıma götürüp
yaladım, temizledim. Güzel siki boşalmasına rağmen dimdik duruyordu
yine… Ayağa kalktım,
“Kalk ve beni soy…” dedim.
Bu lafımı duyunca şok geçirmiş gibi yüzüme baktı. O an karşısındaki
annesi değildi sanki karısı ya da çok arzuladığı bir kadındı.. Kalktı,
arkama geçti, saçlarımı kaldırıp sütyenimin kancasını açtı, serbest
kalan memelerim yay gibi fırladı. Sonra beni döndürüp kocaman biçimli
fındık gibi başları ve dimdik memelerime hayran hayran baktı, ellerini
uzatıp memelerime dokundu. Arzuyla dikleşen memelerimi titreyen
parmaklarıyla okşadı. Hayran hayran bakıyordu onlara… Sonra eğilip
memelerimi diliyle yalamaya, ağzına alıp emmeye başladı. Acemi oğlan ara
sıra uçlarını dişliyor, ben de acıyla sıçrıyordum.
Dakikalarca memelerimi, göbeğime kadar olan bölgeyi öptü, emdi…
Göğüslerim emilmekten kıpkırmızı olmuştu.. Aşağıya indi, öpe öpe
küloduma kadar indi. Uzun süre memelerimin yalanıp öpülmesiyle
kadınlığım içimden çağlayan zevk suları içinde kalmıştı. Islak amımın
dudakları arasına sıkışan külodumun ağ kısmını dişleriyle ısırarak
amımın dudaklarından kurtardı. Külodun bel kısmından tutarak yavaşça
aşağı indirdi. Sanki erotik bir rüyayı yaşıyor gibiydim. Üstümde sadece
topuklu ayakkabılar kalmıştı. Çırılçıplaktım karşısında…
“Yere uzan” dedim. Uzandı. Başını bacaklarımın arasına alarak diz çöktüm,
“Bana amımı anlatsana bir erkek olarak…” dedim. “Nasıl görünüyor?
Güzel mi?” Biraz alçaldığımda burnu değiyordu kabarmış am dudaklarıma…
“Küçük iki pembe gül dudaklı, yapma bebek gibi pürüzsüz ve yumuşak.. Dudakların arasındaki bu sert şey ne anne?” dedi merakla…
“İşte meşhur klitoris o.. Kadının dayanamadığı tek nokta…” dedim.
Daha fazla dayanamadı, dudaklarını yapıştırdı o merak ettiği sert
noktama, klitorisime… Çılgınca emmeye, diliyle yalamaya başladı..
Yıllardır bir erkek eli, gözü değmemişti vücuduma… Ve bugün amım
yalanıyordu kıyasıya… Müthiş bir zevk başımı döndürüyordu. Dizlerim
titriyordu. Kısık bir sesle acemi erkeğimi yönlendiriyordum.
İkimiz de dayanamadık. Az önce getirdiğim kremle sikini güzelce
yağladım. Yattığı yerde havaya dikilmiş güzel sikin üstüne ata biner
gibi oturmaya başladım. Sikinin kocaman başı benim o pembe dudakların
arasına girdi yavaş yavaş… Yıllardır seks yapmadığım için amım çok
dardı. Krem sayesinde zorla giriyordu… Dudaklarını ısıra ısıra, zevk
sularından sikimin ıslanıp kayganlaşmasını bekleye bekleye, santim
santim aşağı yukarı yaparak, derken dibine kadar sokup oturdum.
http://pics-and-gif.tumblr.com/
Bacaklarımın arası tamamen dolmuştu. Tolga ellerini uzatıp memelerimi
mıncıklıyordu. Ben de onun kaslı erkek vücudunu okşuyordum sürekli…
Kabaran klitorisim oğlumun kasıklarında eziliyor, memelerim
mıncıklanıyordu.
İçimden zevk sularının boşaldığını hissettim. Bir iki aşağı yukarı
yapınca içimin kayganlaştığını, duvarlarım zorlansa da biraz daha rahat
hareket edebildiğimi gördüm. Sonra da oturup kalkmaya başladım. Tempolu
bir şekilde yavaş yavaş çöküp doğruluyor, dibime kadar girmesini
sağlıyor, sonra yukarıya başı dışarıya çıkana kadar yükseliyordum. Bir
an siki kapıma dayanmış duruyor, sonra bir anda dibime kadar gömüyordum
içime…
Artık dayanacak halimiz kalmamıştı ikimizin de… Benim minik oğlum
sikici bir erkek olmuştu. Kazık gibi sikiyle içimi tamamen doldurmuş,
ben üstünde hareket ettikçe o da kalçalarını indirip kaldırarak bana
eşlik ediyordu. İkimiz de kasılmaya, çığlıklar atmaya başladık.
Duramıyorduk artık… Dünya yıkılsa ikimizin de duracak hali
kalmamıştı. Ben nefes nefese kalıp Tolga’nın üstüne yığıldığımda o hala
koca sikini alttan pompalayıp duruyor, taşaklarındaki son menileri de
içime akıtıyordu. Sonunda sakinleştik, birbirimize sarılıp o vaziyette
kaldık.
Kendimize geldiğimizde oğlumun kazık gibi siki hala benim daracık
amcığımın içinde duruyordu. Yılların verdiği açlık yüzünden daha
doymamıştım. Yana yuvarlanıp Tolga’yı üstüme çektim. Bacaklarımı
aralayıp erkeğimi zevk odama davet ettim. O da beni kırmadı. İki kez
boşalmasına rağmen taş gibi duran erkekliğini, döllerinden kayganlaşmış
amıma daldırdı. Gidip gelmeye, pompalamaya başladı.
Bu defa uzun sürdü boşalmamız… Sona yaklaştığında öyle çılgınca bir
zevk duyuyordum ki, kendimi kaybedip gözümden sakındığım oğlumun sırtına
tırnaklarımı geçiriverdim. O da sırtındaki tırnaklarımın acısıyla,
amımdan aldığı zevkle acı acı inleyerek orgazm olmaya başladı. Bir kez
daha kendimizden geçtik.
O akşam yatakta beraber, birbirimize sarılarak, çırılçıplak vaziyette
uyuduk. Oğluma verdiğim sadece bir gecelik fantezi sözünü unutmuştum
bile… Ertesi gün uyandığımızda bizi yepyeni bir yaşam bekliyordu. Oğluma
seks konusunda öğreteceğim çok şey vardı. O evlenene kadar onu tam bir
erkek yapacaktım. Oğlunu hayata hazırlamaya çalışan yalnız bir anne
olarak bu benim görevimdi.
merhabalar ben istanbuldan metehan sıcak kanlı efendi espirili dost edinmeyi seven güvenilir yakın illere seyahat sorunu olmayan sevgili kıvamında yaş 37 boy 173 kilo 72sex konusunda deneyimli acık görüşlü diksiyonu düzgün tanıdıgınıza mutlaka memnun kalcagınız yakın illere seyahat engeli olmayan biriyim 539*567*36*40 lütfen sanalcılar gayler ve ne istediginden emin olmayan kişiler aramasın gizlilik şart
YanıtlaSil